Vazgeçmek Yahut Pes Et…
Bazı anlar oluyor ki…
Hayatında ki bütün faniliklerden men olmak ister kendim…
İstanbul’da üniversite okumaktan…idealist ve yüce fikirlerden… seni sevenlerden… sevdiğinden… anne-babandan… yaşadığın şehirden… ilerde olmasını dilediğin hayattan…güzel bir yaşamdan… belki çok güzel bir Elif veya Hüseyin’den… kullanmadığın ayakkabılarından... gömleklerinden… pantolonlarından… saatlerinden… okumayı düşündüğün kitaplardan… okuduklarından… izlediğin ve izleyeceğin filmlerden… yabancı ve eski para koleksiyonundan… topladığın Taraf’lardan…
Hayır kısacası falan yok bu işin… Uzuncası hem de en uzun listelerden… Sabah uyumaktan, yemek yemekten, gezmekten, konuşmaktan, dinlemekten, anlatmaktan, anlamaktan, parktan, dondurmadan, sudan, ekmekten, uyumaktan ve rüyadan v-a-z-g-e-ç-m-e-k istiyorum!!!
Neden ben? Kavgasında yıpranmaktansa teslim olmayı diliyorum… Hayalini kurduğum tüm birlikteliklerden de sıyrılmak… Olmamış ya daolmayacak olanlardan işte… Ne bileyim artık herşeyden… Bana sadece O yeter! Herşey O!
Doğduğumdan sonra annemin sancıları bitmemiş. Başımdakilerden dolayı çok çekmiş zavallı. Aslında zavallı falan değil. Şefkat abidesi. Şu an ne düşünüyor bilmiyorum. Acaba diyor mudur? “Ben oğlumu doğurdum, emzirdim, büyüttüm” işte ne bileyim bir annenin oğlundan dileği nedir diye? Herhalde kendilerine her halukarda sahip çıkan, ortada bırakmayan ve klasik olarak mürüvetini görmek isteyen bir profil. Anneciğim sen bunları mı diliyorsun? “Ah! Hayır oğlum! Sen kendini bil Rabbini hakkıyla tanı bu bana yeter” mi diyorsun. Ben her ikisini de derdim belki de anne olsam.
Bakın dediklerime. Zıt fikirler gibi değil mi? Hayır değil! Her iki durumda da O’na ulaşma çabası var!
Her şeyden vazgeçmek… Ya da tüm faniliklerden, daha makul! Senden, ondan, şundan, bundan, benden… Yaşamaktan… Yazmak ve kitaptan da… Vazgeçmek… Lazgin AKAN 10.06.2010/01.37 Gaziantep

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
YanıtlaSil